Köşe Yazısı

TEŞEKKÜRLER AKP…HEM DE CÂN-I GÖNÜLDEN !!!

Adalet ve Kalkınma Partisi; Türk ve dünya siyasetinde belli bir yere gelmiş, gizemli bir oluşum. 28 Şubat olarak tarihe geçen karanlık bir dönemin, yüz kızartıcı talihsiz bir sürecin yaramaz ve..

TEŞEKKÜRLER AKP…HEM DE CÂN-I GÖNÜLDEN !!!

Adalet ve Kalkınma Partisi; Türk ve dünya siyasetinde belli bir yere gelmiş, gizemli bir oluşum. 28 Şubat olarak tarihe geçen karanlık bir dönemin, yüz kızartıcı talihsiz bir sürecin yaramaz ve haşere çocuğu…Cumhuriyet tarihinin en uzun süre ile en güçlü şekilde iktidarda kalma başarısını gösteren bir parti. Kimileri AKP şeklinde dillendirir, kimileri de Ak parti olarak söyler. Doğal olarak sevenleri olduğu kadar, müzmin muhalifleri de çok olan bir parti.

Ülkenin ve milletin uzun vadede kalkınması ve zenginleşmesi için zorunlu olan üretime ve ihracata dayalı yatırım modeline itibar etmeyerek; insanların kısa vadede huzur ve refahına dönük, tüketime dayalı, hayatı kolaylaştırıcı yatırımlara yönelen AKP, bu sayede millete şirin görünmüş, yollar , köprüler, havaalanları , okullar-hastaneler yaptı söylemleriyle rağbete mazhar olmuştur. Borca ve ithalata dönük büyümeyi, yap-işlet-devret modelini uygulayan bu parti uzun süre ayakta kalmanın yollarını iyi keşfetmiş durumda.! Dünya görüşlerimiz, siyasi kriter ve ölçülerimiz birbirine uymadığı için, muhalifi olduğum AKP’nin hata ve yanlış icraatlarını eleştirdiğim gibi, iyi ! ve güzel ! icraatlarını da görmek gerektiğine inanıyorum. Uygulama güç ve imkânına sahip olduğu halde, bize olan sevgi, şefkat ve merhametinden dolayı yapmadığı o kadar icraat var ki; bir kaçını örneklemek boynumuza borçtur.

Düşünsenize….Uzun seneler iktidarda kalan AKP hükümetleri, insanlarımızdan “Allah deme, veya Kelime-i Tevhid okuma vergisi” almaya teşebbüs etseydi, halimiz nice olurdu ? Haftada veya ayda bir insanları sorguya çekselerdi, kaç defa Allah dediniz, kaç defa Kelime-i Tevhid okudunuz diye yemin verip sorsalardı, yalan mı konuşacaktık ? Bu işlerden dolayı vergi mükellefi olsaydık ödemeyecek miydik ??? !!! Var sayalım ki; ” Nefes Alma Vergisi ” koysalardı, bir kişinin ayda veya yılda kaç defa nefes alıp-verdiğini uzmanlara hesap ettirselerdi ve bunun karşılığında yüklü vergiler koyup, paraları cebren ve gerekirse hile ile tahsil etmek isteselerdi vermeyecek miydik ??? !!! Ne kadar da iyisiniz. Sonsuz teşekkürler AKP….!!!

Sokaklarda, caddelerde, şehirlerde serbestçe gezebiliyoruz. Her istediğini yapma kudretine sahip olan AKP hükümetleri bunu yasaklasaydı veya “Serbest Dolaşma Vergisi” ne tabi tutsalardı kim itiraz edebilirdi ??? !!! Komşularımızı, dostlarımızı, akraba-i taallukatımızı, arkadaşlarımızı ziyaret etme hak ve hürriyetine sahibiz. Akl-ı evvelin birisi bu iş için vergi koymanın bütçeyi güçlendireceğini öne sürseydi ve yetkililer de “Devlet Bütçesini Güçlendirmek” bahanesiyle, “Ziyaret Vergisi” ihdas ederek, ellerini cebimize uzatsalardı itiraz mı edebilecektik ??? !!! Evimizin mutfağında ne varsa, Allah ne verdiyse, canımız istediğinde bulabildiğimizi yeme-içme imkânını sahibiz. Bu az nimet midir ? ÖTV benzeri “Yeme-içme vergisi” mükellefi olduğumuzu tahayyül edebiliyor musunuz ? ! “İşsizlik Fonu’na Gelir Sağlamak” için; ihtiyaç hasıl olduğunda, insanlarla bir araya gelme, konuşma, muhabbet etme, dertleşme vergisi koymayan AKP hükümetlerine “Alenen Teşekkür” etmeme gafletine düşenleri nasıl ayıplamayalım ??? !!! Alenen ve Sonsuz Teşekkürler AKP….Nişan, düğün, cenaze törenlerine katılmanın yanında; tiyatroya, sinemaya ve spor müsabakalarına gitme; muhtelif kültürel ve sosyal faaliyetlere, etkinliklere iştirak etme hakkının ehemmiyetini kim inkâr edebilir ? Bu tür katılımlar için “hizmete dönük yatırımları hızlandırma ve oy’a tahvil etme” adına, “Toplumsal Faaliyetler Vergisi” konulsaydı ne yapabilirdik ???

Köyler, ilçeler ve şehirler arasında pasaportsuz-vizesiz seyahat edebiliyor, gezebiliyoruz; istediğimiz yer ve mahalde yasalar dahilinde ikamet ediyoruz. Allah aşkına bunlar az nimetler midir ? AKP hükümetleri “Serbest Dolaşım ve İkamet Vergisi” koyalım ki, “Dış Ticaret Açığı “nı bir nebze de olsa kapatalım deseydi, “Olmaz arkadaş, bunu yapamazsınız” diyebilecek bir baba yiğit mi vardı ??? !!!

Bu ülkenin 1. sınıf ve asil vatandaşları olarak evlerimizde istediğimiz zaman yatıyor, istediğimiz zaman kalkıyoruz; müdahale eden yok, yatma-kalkma diyen yok. Bir densiz çıksa da, aklına estiği gibi yatış-kalkış saatleri ihdas etseydi veya hükümetler “Serbest Yatma-Kalkma Vergisi” koysaydı ve soranlara da ” Cari İşlemler Açığı” nı kapatmak için buna mecburuz deselerdi, kim, hangi makama şikâyette bulunabilecekti ??? !!! Siz siz olunuz, olmaz olmaz demeyiniz. Söz gelimi AKP hükümetleri radyo-teyp dinlemeyi, televizyon izlemeyi, kitap okumayı, hayal kurmayı, rüya görmeyi yasaklayabilirler; ne bileyim umutlara kelepçe vurabilirlerdi, bunları yapmadılar. Sonsuz teşekkürler AKP. Bu saydıklarımız ve sayamadıklarımız az şeyler midir ? Nankörlük etmenin ne gereği vardır ne de faydası. Her şeye rağmen, kimler ne derse desin, “Teşekkürler AKP.” Ufak-tefek ! hata ve kusurlarınıza rağmen sizlere teşekkür ediyoruz !. “Millet size minnettardır!.” Emin olunuz ki, “Türkiye Sizinle Gurur Duyuyor !” Misalleri çoğaltmak ve sözü uzatmak elbette mümkün, ama bana göre gereksiz. Öyle sanıyorum ki, anlayanlar anladı ve maksat her halde hasıl oldu. Muhalif olmamıza bakmadan, her vatandaşını baba gibi düşünen, canından da çok seven, merhametini esirgemeyen AKP hükümetlerine en kalbî ve aleni teşekkürlerimi borç bilir, imkânlar ölçüsünde taksit taksit ödemeyi taahhüt ederim Efendim. İyi ki varsın AKP !!! SELÂM VE DUA İLE…

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL