Köşe Yazısı

FİLİSTİN DİRENİŞİ DESTANLAR YAZMAYA BAŞLADI.

         Öncelikle, Rabbimizden Gazze’de kardeşlerimize yönelik bu acımasız soykırım savaşının ateşini söndürmesini diliyoruz.          Ancak bir gerçeği artık görmek ve ona göre hareket etmek zorundayız; Hamas ve direniş güçleri bitirilmeden,..

FİLİSTİN DİRENİŞİ DESTANLAR YAZMAYA BAŞLADI.

         Öncelikle, Rabbimizden Gazze’de kardeşlerimize yönelik bu acımasız soykırım savaşının ateşini söndürmesini diliyoruz.

         Ancak bir gerçeği artık görmek ve ona göre hareket etmek zorundayız;

Hamas ve direniş güçleri bitirilmeden, silahları teslim alınmadan ne siyonist güç müzakereleri gerçek manada devam ettirecek, ne olumlu sonuçlandıracak, ne de hamisi ABD savaşın durması için gerçek bir adım atacaktır.

         Bu hafta siyonist işgalci adına müzakereleri yürüten ABD Özel temsilcisi Witkoff’un önerisi ilk kez hiç bir maddesine dokunulmadan direniş tarafından kabul edildi. Ancak işgalci taraf kendi sunduğu ve direniş tarafından kabul edilen müzakere metnini henüz onaylamadı. Öte yandan 1 milyon insanı Gazze’den sürecek bir planın askeri aşamalarına başladığını ilan etti.

Mısır-Katar ise direnişe baskı kurması ve beyaz bayrak kaldırmaları için baskı aracı olarak kullanılıyor. Sürekli Filistin müzakere ekibinin işi uzattığı, şartları ağırlaştırdığı algısı oluşturuldu.

         Ancak hakikatte her defasında yokuş yapan onlar oldu. Kimse de bu konuda gerçek bir tepki göstermedi. Artık en acımasız bir düşman ve muazzam imkanların seferber edildiği bir boyun eğdirme sombolüne dönüşen bir savaş ile karşı karşıya olduğumuz ve bizi tamamen boyunduruk altına almayı hedefleyen bir imha savaşının ortasında olduğumuzu asla akıldan çıkarmayalım.

         Öyleyse düşmanın silah olarak kullandığı açlık başta olmak üzere terbiye etmeye yönelik tüm taktikler halkın “artık yeter son nefesimizi veriyoruz” deyip direnişi beyaz bayrak kaldırmaya zorlamaya yönelik baskıları artırmak hatta bir anlaşmaya varamamaktan Filistin tarafını sorumlu tutmak gibi amaçlar taşıyor. yani Filistin içerisinde Filistin direnişini Kasun çözümsüzlüğün baş sorumlusu olarak ötekileştirmek hedefleniyor.

         “Filistin direnişi silahını gerekirse bıraksın da bu insanları açlık ve ölümden kurtarsın…” Bu düşünceler yaşanan tablo karşısında birçok kişinin onayladığı bir anlayışa dönüşmek üzere. Böylece Gazze halkını ölümden ve açlıktan kurtaramayan insanlar madem çözüm Hamas’ın silah bırakmasından geçiyor öyleyse bizi de bu utançtan kurtarsınlar gibi dış desteği de hafifleten veya zayıflatan etkiler oluşturması bekleniyor.

         Ama unutmayalım ki işgalci güç inanılmaz bir çıkmazın içerisinde ve sahada Kassam’ın sarsılmaz direnişçileri tarafından beşeri, askeri ve maddi anlamda büyük zayiatlar veriyorlar. Bu onları daha fazla kontrolsüz hareket etmeye ve daha derin iç kopuşlara doğru sürüklüyor. Bu mesele artık bir Gazze veya Filistin meselesi değil.. Yaşanan güncel acılar üzerinden meseleyi duygusal olarak değerlendiremeyiz. Olay bundan çok daha büyük bir yayılım gücüne sahip. İslam aleminde güçlü İslami hareketleri yönetimlerden ayırarak pasifize etmeyi başardılar şimdi sıra direniş kademesinde…

Çünkü mesele İslam’ın direniş boyutuna boyun eğdirmek ve bir daha ayağa kalkamayacağı bir darbe vurmayı amaçlamaktadır.

         Şimdi direnişin daha güçlü daha sabırla ayakta kalmasını sağlamak için bütün imkanlar seferber edilmelidir.Bu kadar muazzam imkanlara rağmen küçük bir direniş onlara boyun eğmezse bu müslümanların bütün kademelerine yeniden bir heyecan motivasyon ve diriliş ruhu katacaktır. Onlar için en korkunç senaryo budur. Filistin direnişi gerek siyasi gerek askeri olarak Müslümanları mahcup etmediği gibi bundan sonra da Allahın izniyle yanlış kararlara imza atmayacaktır.

         Filistin direnişi için İsrail’i yenmek silah bırakmamak beyaz bayrak kaldırmamak ve teslim olmamaktan ibarettir. Müzakere heyeti ne yaptığının farkındadır adımlarını büyük tecrübeler ve geçmişteki tarihi olaylardan ders çıkararak atmaktadır ve düşmanı tüm dünya Müslümanlarından çok daha iyi gerek sahada gerek masada tanıyarak kararlarını almaktadır.

         İsrail bunun farkında olduğu için asla müzakereye yanaşmayacaktır. Kısmi, cüzi bir takım geçici müzakereler savaşın biteceği anlamına gelmez.

Tüm müslümanların uzun soluklu bir mücadelenin parçası olmak için kendilerini zihnen ve bedenen organizeli bir hazırlık sürecine başlama zaruretinin farkında olmaları gerekiyor.(İktibas)

         Selam ve dua ile….

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL