Köşe Yazısı

Yeniden Levant

Geçtiğimiz günlerde Türkiye, İsrail Cumhurbaşkanı Yitzak (Isaac) Herzog’u ağırladı. Bu iştirak 2010 Mavi Marmara saldırısından sonra Türkiye-İsrail ilişkilerinin ilk defa normalleştiğinin göstergesi olmuştur. Peki bu davet ne anlama geliyor? İsrail-Türkiye..

Yeniden Levant

Geçtiğimiz günlerde Türkiye, İsrail Cumhurbaşkanı Yitzak (Isaac) Herzog’u ağırladı. Bu iştirak 2010 Mavi Marmara saldırısından sonra Türkiye-İsrail ilişkilerinin ilk defa normalleştiğinin göstergesi olmuştur. Peki bu davet ne anlama geliyor? İsrail-Türkiye ilişkilerinin normalleşmesi neden önemli? Gelin bu konulara değinelim.

İsrail ve Türkiye, Orta Doğu’da iki güçlü devlet olarak karşımıza çıkıyor. Her iki ülkenin de ilişkileri 2010 yılına kadar dalgalı şekilde ilerlemiştir. İsrail’in Filistin işgali ve Gazze kuşatması gibi sorunlar iki ülkeyi sık sık karşı karıya getirmiştir. 90’ların başı 2000’lerin ortasına kadar genel olarak ilişkiler iyi yönde ilerlemiştir. Türkiye’de Yahudi azınlığın bulunması da iki ülkenin ilişkilerinde ana eklem noktalarından birisi olmuştur. Fakat 2010 yılına geldiğimizde ise iki ülkenin ilişkilerinin dönüm noktası olan olay yaşanmıştır. 31 Mayıs 2010 gecesi İnsani Yardım Vakfına ait üyelerin, aktivistlerin ve gazetecilerin bulunduğu, İsrail tarafından abluka altında olan Gazze’ye insani yardım malzemeleri taşıyan Mavi Marmara adlı vapur, İsrail Silahlı Kuvvetleri tarafından saldırıya uğradı. Bu saldırı sonrası 9 sivil hayatını kaybetti. Bu saldırıdan sonra İsrail ve Türkiye tarihlerinde hiç olmadığı kadar olumsuz bir şekilde karşı karşıya geldi. Türkiye, saldırı için özür ve tazminat istese de bu istek İsrail tarafından reddedildi. Sonuç olarak Türkiye, İsrail’deki diplomatik temsil derecesini büyükelçi seviyesinden maslahatgüzar seviyesinde düşürdü. Bu tarihten çok sonra İsrail, hayatını kaybedenlerin ailesine tazminat ödese de iki ülkenin ilişkileri olumsuz seviyede kaldı.

Her iki ülkenin normalleşme adımları aslında son dönemlerde başladı diyebiliriz. Türkiye’nin Doğu Akdeniz konusunda ciddi adımları, “Mavi Vatan” kavramının ortaya çıkması. Mısır, Libya gibi ülkelerle Doğu Akdeniz üzerinde görüşmeler üzerine bazı uzmanlar Doğu Akdeniz konusunda İsrail ile atılacak olumlu adımların pragmatik olacağı üzerine fikir sundu. Bu fikir hiç de mantıksız değildi. Türkiye’yi yok sayan doğalgaz hattı projesi olan “EastMed” projesi, İsrail’den başlıyordu. Böyle bir durumda projenin ana kaynağı olan İsrail ile atılacak olumlu adımlar enerji ve enerji güvenliği açısından önem arz edecekti.

Nitekim bu görüş ve hipotezler duyulmuş olacak ki Türkiye-İsrail ile ilişkilerini normalleştirmeye başladı. Herzog’un Türkiye ziyareti sırasında enerji işbirliği alanında verdiği mesajlar da bu düşüncelerin meyvesini verdiği kanıtındadır. Ayrıca İsrail Büyükelçiliğinin Türkiye’de olumlu kamu diplomasisi uygulaması da iki ülke arasındaki buzları eritmede faydası olmuştur. İsrail’in; Azerbaycan-Ermenistan arasındaki Karabağ savaşında Azerbaycan’a destek vermesi de iki ülkeyi yakınlaştırmıştır.

Sonuç olarak, realist dış politika menfaatleri açısından bakarsak İsrail Devleti Türkiye’nin Doğu Akdeniz üzerindeki politikalarına ulaşmasında bir eklem görevi görmektedir. Aynı şekilde Türkiye Cumhuriyeti de İsrail Devleti için bu eklemlerden birisidir. Karşılıklı kazan-kazan ilişkisi içerisinde enerji güvenliği, enerji, enerji jeopolitiği açısından iki ülke de olumlu adımlar atmalıdır.

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL