Köşe Yazısı

Orta Doğu’da Post-Kolonyal (Koloni Sonrası) Siyaset

Kolonyalizm yani Sömürgecilik, 19. Yüzyıldan 20. Yüzyıla kadar büyük devletler için önem atfeden bir olgu idi. Devletlerin artan nüfusları, güç hevesi, hammadde arayışları ile ortaya çıkan kolonyalizmin temeli 16. Yüzyıla..

Orta Doğu’da Post-Kolonyal (Koloni Sonrası) Siyaset

Kolonyalizm yani Sömürgecilik, 19. Yüzyıldan 20. Yüzyıla kadar büyük devletler için önem atfeden bir olgu idi. Devletlerin artan nüfusları, güç hevesi, hammadde arayışları ile ortaya çıkan kolonyalizmin temeli 16. Yüzyıla dayanmaktadır. Aslında M.Ö. Fenikelilerin ve Yunanlıların Batı Anadolu ve Karadeniz’de kurdukları kolonileri saymazsak modern kolonizasyonlar coğrafi keşifler ile başlamıştır.

Büyük Britanya, Portekiz, Hollanda, İspanya, Belçika gibi dönemin büyük güçlerinin Amerika, Asya ve Afrika kıtasında koloniler kurarak kendilerine bağlı devletler kurmasıyla başlayan kolonyalizm, 2. Dünya savaşından sonra önemini yitirdi. 1915-1945 yılları arasında iki büyük savaş atlatan büyük güçlerin güç kaybetmesiyle kendilerine bağlı olan kolonilerin bağımsızlık kazanmaları da 20. Yüzyılın ilk yarılarında gerçekleşti. Birçok koloni kendi ulus devletini oluşturmuş ve yüzyıllar boyunca himayeleri altında bulundukları güçlere karşı isyan bayraklarını çekmişlerdir.

20. Yüzyılın ikinci yarısında ise post-kolonyalizm kavramı ortaya çıkmıştır. Bu kavramı şöyle açıklamak gerekirse; ilk başta kültürel ve entelektüel düşünce yapısında oluşan post-kolonyalist düşünce, eskiden bir sömürge, koloni devleti olan ülkenin, eski himayesi altında bulunduğu ülkenin kültürel özelliklerini uygulama veya düşünce yapısını sanatta, edebiyatta uygulaması olarak görülebilir.

Örneğin; Suriye’de Fransız usulü şiirler ve romanların yazılması, Fransız tarzı kafelerin açılması ve mimari olması gösterilebilir. Orta Doğu’da özellikle 1950’lerden sonra birçok ülke bağımsızlıklarını kendi uluslarının çizgisinde götürmüştür. Fakat uyguladıkları politika ve siyasi sistemlerde eskiden bağlı oldukları ülkelerin izleri görülmektedir. Suriye’de uygulanan iç politika, Irak’ın modernist ve batı eksenli politika izlemesi, Mısır’ın deniz yoluna önem vermesi (İngiltere gibi) olaylar ülkelerin post-kolonyalist bir şekilde politika uyguladıklarını göstermektedir. Edward Said’in ‘’Oryantalizm (Şarkiyatçılık)’’ kitabında doğunun batı gözüyle yorumlaması da post-kolonyal düşünceyi etkileyen olgulardan birisidir.

Doğu’nun batıdan düşük seviyede olması, senelerde sömürülmesi sonucunda doğunun batı tarzı uygulamaları hayata geçirmesi bir analiz konusu olmuştur. Bazı ülkeler kendi kültürlerini ve politika tarzlarını kendi toplumlarının geninden alarak uygulasa da toplumun her dinamiğinde birer kolonyal dönem parçası görmek mümkündür. Bugünün dünyasında da birçok ülke bu durumdan kurtulamamıştır.

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL