Gazete Savaş | Yazarlar

Bir Gül Bahçesinde Ölüme Merhaba Diyenler

18 Aralık 2018, 14:52

Çanakkale Zaferi'nin yıl dönümlerinde bu zaferi coşkuyla kutluyoruz. Gazetelerde, televizyonlarda, açık oturumlarda yahut miting meydanlarında çok güzel konuşmalar yapılıyor, göğsümüzü kabartan tablolar çiziliyor. Elbette bütün bu etkinlikler güzeldir, hoştur ve yapılması gerekir. Burada bence durulması gereken bir durum var. Çanakkale'de yaşadıklarımızdan birey, millet ve devlet olarak nasıl bir ders çıkarmalıyız?
Cenap Şahabettin "Tiryaki Sözleri"nde şöyle der: "Bugün bir ders, yarın bir muâdele, dün bir muallimdir." Öyleyse gelin o öğretmenin anlattıklarından iki ibret tablosu sunalım ve sonra bu tablodan ders alıp almadığımız üzerinde düşünelim. Sanırım bu düşünce egzersizi bugünümüzün/yarınımızın nasıl teşekkül ettiğini/edeceğini bütün çıplaklığı ile ortaya koyacaktır.
Çanakkale'de İngilizlerin siperlerimize fırlattığı el bombasının isabet etmesiyle sağ kolunu kaybeden Mehmet Çavuş'un tabur komutanına yazdığı mektuptan başlayalım:
"Sağ kolumu kaybettim, zararı yok, sol kolum var. Onunla da pekâlâ iş görebilirim. Beni müteessir eden yaramın henüz kapanmamış olmasıdır. Hastaneden kurtularak harbe iştirak edemediğim için beni mazur görünüz, affediniz muhterem komutanım."
Bu söyleyişte, oğlu Hüseyin’i askere gönderirken annesinin söylediklerinden;
“Hüseyin dayın Şıpka’da, baban Dömeke’de ağalarında sekiz ay evvel Çanakkale'de şehîd oldular.. Bak, son yongam sensin! Minareden ezan sesi kesilecekse, caminin kandilleri körlenecekse, sütlerim haram olsun, öl de köye dönme. Yolun Şıpka'ya uğrarsa, dayının ruhuna fatiha okumayı unutma. Haydi oğul, Allah yolunu açık etsin.
İşte bir tarafta Çanakkale destanını yazan Mehmetçik ve annelerinin söyledikleri, diğer tarafta "yanlış yapıyorsunuz" demeye teşebbüs etsek hemen "Analar ağlasın mı, şehit cenazeleri mi gelsin? diye sözümüzü ağzımızda bırakan yöneticilerimiz...
Şimdi soruyorum sizlere, lütfen vicdanınızın sesine kulak vererek cevap verin. Çanakkale Zaferini kazanan ve Mehmet Akif'in "Bedr'in aslanları ancak bu kadar şanlı idi" mısraı ile tavsif ettiği Mehmetçik ve annelerinin anlattıklarından ders almış mıyız acaba?.. Sanmıyorum... Şayet ders almış olsaydık, bir gece yarısı Süleyman Şah türbesini kendi elimizle yıkar, Süleyman Şah ve iki muhafızının kabirlerini arabalara yükleyip ardımıza bakmadan kaçar mıydık?
Bizi ilzam etmek için hemen "Askerlerimizi orada IŞİD öldürse miydi?" diye homurdanmaya başlayanlar olduğunu biliyorum. Peki, o zaman Çanakkale'de şehit düşen 250 bin Mehmetçiğe ne diyeceğiz? -Hâşâ sümme hâşâ- enayiliklerine doymasınlar, keşke kaçsalardı mı diyeceğiz? Çok açık ve net söylüyoruz; Biz ölmek ve öldürmek için değil, yaşamak ve yaşatmak için varız. Fakat yaşamak ve yaşatmak için ölmek gerekiyorsa bir gül bahçesine girercesine ölüme de hazır olmalıyız. Çanakkale Zaferi bize bunu ihtar ediyor. Bunun dışında ne söyleniyorsa kulak asmayın, hepsi lafügüzaftır.
Çanakkale şehitlerini ve onları doğuran anneleri rahmetle anıyoruz. Aziz hatıraları önünde tanzimle eğiliyor.
Karadeniz’in Çanakkale’si Harşıt
Birinci Dünya Savaşından Hopa’dan Tirebolu Harşıt’a kadar olan bölgeyi Rus ordusu birlikleri işgal etmiş ve Osman Ağa’nın öncülük yaparak örgütlendiği Giresunlular Rus işgalinde Rum ve Ermeni iş birlikçilerine karşı gönüllü Milis kuvvetler olarak Harşıt’tan batıya doğru askerlerine adım attırmamışladır. Rus ordusunun içerisinde Ermeni askerler bulunmaktaydı, Çanakkale’den sonra Harşıt vadisi geçilmez destanını yazmışlardır. Rus ordusu birlikleri Rusya’da ki Bolşevik ihtilali ile geri çekilene kadar ilerleyememişlerdir.
Bir amcamız Harşıt’ta Abdullah ve bir amcamızda Hafız Halil’de kop dağlarında gönüllü Milis olarak çarpışmışlardır. Hacı Hafız Halil esir düşmüş ve Rusya’dan Bolşevik ihtilalinde kaçmayı başarmış ve dönmüştür. Abdullah’ın eşi “Hanım yenge” sırtı ile Bulancak’tan Hacı Hafız Halil’in oğlu yanında Harşıt’a eşine kuru yiyecek ve giysiyi sırtında yürüyerek taşımıştır. Bu örnekler dünya savaş tarihinde ancak Türk milletinde bulunur.
Düzeltme Notu: Gazetemizin 01 Aralık 2018 tarih ve 3. Sayfasında ki “Eğirisi doğrusu” köşe yazısının “Hizmet Yolunda Yalnız Kalan Bulancak” adlı yazının son paragrafında; Eskik olan Bulancak’ın siyasi iradesi yok diye devam eden yazıda; 7 ilçede spor salonu yok cümlesi, “7 İlçede spor salonu var” olacaktır. Düzeltir, özür dileriz.

Gazete Savaş
 Gazete Savaş internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları Gazete Savaş Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz. Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.
ÖNCEKİ YAZILARI
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
E-GAZETE
YAZARLARIMIZ
Y
Osman KIROĞLU
ŞAŞIP KALIYORUM..!
Y
Cemalettin TİRYAKİ
Bulancak Güney Çevre Yolu Projesi Açıklanmalı
Y
Aysu BEKÇİ
Ramazan uğurlayıp, sağlıklı bayrama merhaba
Y
Nuri BEREKET
ORUÇ KAMERÎ TAKVİME GÖREDİR, AMA NEDEN ?
Y
Ferda AKGÜL
TOPRAKLARIMIZA GÖZ DİKİLDİ..
Y
Cahit AYDEMİR
KURUMLAR VERGİSİ (İSTİSNALAR) Soru ve Cevapları
Y
Geçim mi? Seçim mi?
Y
Barış ÇALIŞ
SİLAHA SEVGİ VE KALEM
Y
Ercan TARI
BAŞIMIZ SAĞOLSUN…
 
EN ÇOK TIKLANANLAR
 
VİDEO GALERİ
 
FOTO GALERİ
E-POSTA LİSTESİ
 
KONUK YAZARLARIMIZ
 

©2013 - Tüm hakları Gazetesavas.com'a aittir. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz.

Adres : Bulancak Mah. İskele Cad. No:10/1 Bulancak/GİRESUN
Tel :0454 318 14 15
Faks : 0454 314 33 30