Gazete Savaş | Yazarlar

Türk Milletinin Gözünde Teslimiyet Yoktur

20 Ocak 2019, 12:09

Türk Milleti Tarih boyunca vatan ve milletine sahip çıkmada ön saflarda olmuştur. Bu nedenle vatan ve millet kavramlarının bu derece kutsal sayıldığı ikinci bir millet yoktur dersek, mübalağa etmiş olmayız.
Türk tarihini inceleyenler en sıkıntı günlerinde, aylarında bile Türklerin ümitsizliğe düşmediklerini ve adeta imkansızlıklardan imkanlar oluşturarak içinde bulundukları sıkıntılardan kurtulduklarını görürler.
Osmanlı Cihan Devletinin tarih sahnesinden çekilmeye başladığı dönemlerde Türk Milleti büyük sıkıntılar düşmüştü. Altı hasır cihana kalmış ve adeta yenik düşmüşlerdi. Bu zor dönemde de tıpkı tarihte yaşadığı gibi Türk milleti titreyerek kendine dönmüş ve tarihe altın harflerle yazılan bir milli mücadele destanı yazmıştır.
Bu milli mücadele destanının baş aktörlerinden biri de şüphesiz Mustafa Kemal Atatürk’tür. Mustafa Kemal devletin bir milletin büyük sıkıntı olduğu dönemlerde bile olsa ümidini yitirmemiş cepheden cepheye koşarak, Vatan’da Mondros antlaşması gereği Atatürk'ün komutanı olduğu orduları grubu ile 7. Ordu dağılınca, Osmanlı hükümeti tarafından Atatürk İstanbul'a çağrıldı.13 Ekim 1918 günü Adana treninden inip de Haydarpaşa rıhtımına ayak basınca karşılaştığı manzara şudur; 55 düşman gemisi Zafer bayrakların açarak İstanbul limanına girmiş. Bütün karşı sahiller Rumların Yahudilerin levantenlerin sarhoş çığlıkları ve palikaryalari ile çınlamaktadır. Türk milleti bu esaretin altında inim inim inlemektedir. Osmanlı cihan devleti basiretsiz yöneticiler sebebiyle yenik duruma düşmüş ve düşman orduları payitaht olan İstanbul'u işgal etmişlerdi. Herkes geleceği nasıl olacağını bilmiyordu. Bazıları da artık her şeyin bittiği zehabına katılmıştı. İşte böyle bir dönemde İstanbul'a giden Mustafa Kemal Atatürk gördüğün karanlık manzara karşısında asla ümidini yitirmemiş ve tarihe altın harflerle geçen şu sözü söylemiştir.

“GELDİKLERİ GİBİ GİDERLER”
Milli mücadele Türk vatanına göz dikenlerin topraklarımızı gasp etmeye başlayanların en arsız ve güçlü gördükleri an geldikleri gibi giderler diyebilmek gücü gösteren kahramanlık tarihidir. En karanlık dönemde bu iradeye göstermek Bu karanlıkta yola çıkmak İstiklal savaşı vermenin ilk şartıdır. Bir ulusun varlığını ve bağımsızlığını koşullara bağlayanlar Mustafa Kemal Atatürk, Samsun'da iken teslimiyet ve yılgınlık da sordular; "paramız yok, silahımız yok, ordumuz yok" diye. Ama o yılmamış ümidini asla söndürmemiştir.
Atatürk kain değildi ama iyi bir kurmay, subay olarak milletine güveniyor ve bu milletin her şeyi yapabileceğini inanıyordu. Nitekim bir gün geldi düşman gemileri geldikleri gibi gittiler, hem de Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün gönderdiği askerleri selamlayarak. Gazi Mustafa Kemal İstanbul'daki durumu görünce memleketin içine düştüğü felaketi daha iyi anladı ve bunun için çareler aramaya başladı. Padişahlar, hükümet ve politikacılarla özellikle eski silah arkadaşları ile birçok görüşmeler yaptı. Herkese bir bezginlik yılgınlık daha da kötüsü ümitsizlik vardı şimdi ne olacaktı. Halk ne yapacağını şaşırmıştı. Gazi Mustafa Kemal padişah hükümet ve politikacılarla olumlu bir iş yapılmayacağını anladı. Geriye silah arkadaşları ve gerçek Türk milleti kalıyordu.
Atatürk kararını vermişti, İstanbul'da kalarak bir şey yapamayacağını gören Atatürk, güvendik milleti ile Kurtuluş Savaşı’nı başlatmak için Anadolu'ya geçmenin gerekliliğini anladı. Fakat işgal altında bulunan İstanbul'dan çıkıp Anadolu'ya gitmek çok zordu. Gazi Mustafa Kemal Anadolu'da işi azıtan durumlar Pontus, Rum Devleti’ni yeniden hortlatmak için yoğun çalışmalara girmişlerdi. Bu bölgede yaşayan Türkleri imha etmek ve korkutup kaçırmak için katliamlara başlamışlardı. Âmâ unuttukları göremedikleri gaileye almadıkları vatan için ölmeye savaşmaya hazır Topal Osman Ağa ve arkadaşları bin başı Hüseyin Avni Alparslan ve Kurtoğlu Hacı hafızın örgütlediği 2. Alay Giresunlu gönüllü savaşmaya Karadeniz Bölgesi'ndeki Pontusçu Rumlara karşı mücadele için hazırlanıyordu ve onlara Karadeniz bölgesinden atmak ve yok etmek için savaştılar ve bununla da kalmadılar sonrasında cepheye koştular. Not: Gazetemiz “Gazete Savaş” okuyucularımızın talepleri doğrultusunda yakın tarihimizde Giresunluların vatan savunmasındaki ortaya koydukları mücadeleleri ve daha öncesi tarihlerde de dünya savaşlarını rastlanılmayan gününü kahramanlıklarını araştırıp değerli okuyucularımıza sunmanın mutluluğunu yaşıyoruz ve diyoruz ki geçmiş tarihlerini bilmeyen milletlerin geleceği olmaz anlayışı ile siz değerli okuyucularımıza sunuyoruz ve tarihi görevimizi yerine getiriyoruz

Gazete Savaş
 Gazete Savaş internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları Gazete Savaş Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz. Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.
ÖNCEKİ YAZILARI
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
E-GAZETE
YAZARLARIMIZ
Y
Osman KIROĞLU
ŞAŞIP KALIYORUM..!
Y
Cemalettin TİRYAKİ
Bulancak Güney Çevre Yolu Projesi Açıklanmalı
Y
Aysu BEKÇİ
Ramazan uğurlayıp, sağlıklı bayrama merhaba
Y
Nuri BEREKET
ORUÇ KAMERÎ TAKVİME GÖREDİR, AMA NEDEN ?
Y
Ferda AKGÜL
TOPRAKLARIMIZA GÖZ DİKİLDİ..
Y
Cahit AYDEMİR
KURUMLAR VERGİSİ (İSTİSNALAR) Soru ve Cevapları
Y
Geçim mi? Seçim mi?
Y
Barış ÇALIŞ
SİLAHA SEVGİ VE KALEM
Y
Ercan TARI
BAŞIMIZ SAĞOLSUN…
 
EN ÇOK TIKLANANLAR
 
VİDEO GALERİ
 
FOTO GALERİ
E-POSTA LİSTESİ
 
KONUK YAZARLARIMIZ
 

©2013 - Tüm hakları Gazetesavas.com'a aittir. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz.

Adres : Bulancak Mah. İskele Cad. No:10/1 Bulancak/GİRESUN
Tel :0454 318 14 15
Faks : 0454 314 33 30